
Etkinlik Linki:
Etkinliğimiz, Microsoft Teams üzerinden çevrimiçi olarak yürütülecektir. Bu kapsamda aşağıdaki linkler üzerinden Microsoft Teams’e üye olabilir ya da etkinlik linkine tıkladığınızda "Tarayıcıdan devam et" seçeneği ile herhangi bir kayıt ve indirme işlemi yapmadan etkinliğimize katılabilirsiniz.
Microsoft Teams’e Üye Olmak İçin:
https://www.microsoft.com/tr-tr/microsoft-365/microsoft-teams/group-chat-software
Microsoft Teams’i İndirmek İçin:
https://www.microsoft.com/tr-tr/microsoft-365/microsoft-teams/download-app
Lütfen giriş yaparken adınızı ve soyadınızı yazınız. Aksi taktirde düzenleyiciler lobiden geçişinize izin vermeyecektir.
UNESCO 41. Genel Konferansı İdari ve Mali İşler (APX) Komisyonu’nda 2022-2023 yılı için 67 Anma ve Kutlama Yıl Dönümü kabul edildi. Bu kapsamda, 2022 yılı için Türkiye'nin önerisi ve Azerbaycan, Bosna Hersek, Gürcistan, Kuzey Makedonya, Romanya ile Ukrayna’nın desteğiyle Süleyman Çelebi’nin Vefatının 600. Yıl Dönümü; 2023 yılı için Türkiye'nin önerisi ve Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Makedonya Macaristan, Özbekistan ile Ukrayna’nın desteğiyle Âşık Veysel’in Vefatının 50. Yıl Dönümü UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programına alındı.
ÂŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU
(d. 1894 / ö. 21.03.1973)
Veysel Şatıroğlu, 1894 (H. 1310) yılının güz aylarında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya gelmiştir. Çiftçi Karaca Ahmet ve Gülizar çiftinin altı çocuğundan beşincisidir. Veysel’in ailesi 1934'te Soyadı Kanunu ile beraber önce Ulu soyadını alır, daha sonra lakapları olan Şatıroğlu ile değiştirir. Veysel’in anlattıklarına göre, yedi yaşında geçirdiği çiçek hastalığı nedeniyle sağ gözünde görme kaybı yaşar ve sonrasında tamamen görme yetisini kaybeder. İlerleyen zamanlarda babası ile beraber ahır temizliği yaptığı bir günde, sol gözünde de görme kaybı yaşar. Veysel’in görme engeli hayatını etkiler, eğitim hayatına devam edemez. Eğitim hayatı başlamadan biten Veysel’in babası Karaca Ahmet, oğlunu Molla Hüseyin’e çırak olarak verir, ondan saz eğitimi almasını sağlar. Veysel ondan “ilk saz hocam” diye bahseder. On beş yaşlarına geldiğinde köylerine gelen halk şairi Çamşıhlı Ali Ağa’dan usta malı şiirler öğrenip söylemeye başlayan Veysel, kendisini geliştirir ve şiirler söylemeye başlar. Veysel, görme engeli olduğundan askere gidemez, 25 yaşına geldiğinde akrabalarından birinin kızı olan Esma ile evlenir. Bu evliliğinden iki çocuğu olan Veysel’in iki çocuğu da vefat eder ve evliliği uzun sürmez. Veysel, kardeşleriyle yaşamaya başlar. Bu dönemde çeşitli köylerde misafir olarak kalan Âşık Veysel, ikinci evliliğini Sivas'ın Hafik ilçesinde bir tekkede tanıştığı Gülizar Hanımla yapar ve bu evliliğinden altı çocuğu (Zöhre, Ahmet, Menekşe (Menveşe), Bahri, Zekine, Hayriye) dünyaya gelir.
Âşık Veysel’in tanınmasına, şiirlerinin bilinmesine vesile olan kişi, Ahmet Kutsi Tecer’dir. Ahmet Kutsi Tecer’in 1931'de Sivas’ta düzenlediği I. Sivas Halk Şairleri Bayramı’na Sivas çevresinden pek çok âşık katılır. O güne kadar sadece köylerde söyleyen Veysel de bu bayrama katılır, bu etkinlikte Âşık İzzet ile karşılıklı söyler.
I. Sivas Halk Şairleri Bayramı’ndan sonra Âşık Veysel’in dili çözülür, usta malı parçaların dışında kendi şiirlerini de söylemeye başlar. Cumhuriyetin 10. yılı kutlamaları dolayısıyla, Ağcakışla Nahiye Müdürü’nün teşviki üzerine ‘Gazi Mustafa Kemal Atatürk Destanı’nı yazan Âşık Veysel törende bu şiirini okumuştur. Şiirin dinleyiciler arasında kabul görmesinden sonra, o, eserini farklı kesimlere okumak ve dinletmek amacıyla yol arkadaşı İbrahim Tutiş’le beraber Ankara’ya gider. Veysel, ilk kez Sivas ilinden dışarı çıkar, daha sonra da Çorum, Tokat, Yozgat, Kayseri, Ankara, Konya, Mersin, Adana, İstanbul gibi şehirlere giderek çeşitli âşık toplantılarına katılır. Veysel’e bu yolculuklarında, Kasım, Halil, İbrahim, Küçük Veysel ve oğlu Ahmet yol arkadaşlığı yapar. Veysel’in şiir söylemeye ve yazdırmaya başladığı yaşlar 39’dur (Sakaoğlu 2014: 584). Usta malı ve doğaçlama şiir söyleme, saz öğretmenliği, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’ndeki Cumhuriyet’in Onuncu Yılını konu alan destanı, İstanbul Radyosu’ndaki program, Âşık Veysel’in bütün Türkiye’de tanınmasını sağlar. Veysel için Türk Folklor Araştırmaları Dergisi (İhsan Hınçer) önderliğinde, Türk Halk Bilgisi Derneği ve çeşitli basın kuruluşlarının katkılarıyla İstanbul’da jübile yapılmış o gecede; Ahmet Kutsi Tecer, Bedri Rahmi Eyuboğlu, Mes’ut Cemil, Eflatun Cem Güney ve Behçet Kemal Çağlar Âşık Veysel’i çeşitli yönleriyle değerlendirmişlerdir. Gecede; Vedat Nedim Tör, Yaşar Kemal Göğçeli, Ercüment Behzat Lav, Orhon Arıburnu ise âşığın şiirlerinden örnekler sunmuşlardır. 20 Nisan 1952 tarihinde Ankara’da, benzer bir toplantı yapılmıştır. Âşık Veysel, Sivas Millî Eğitim Müdürü Ahmet Kutsi Tecer’in yardımıyla Arifiye (Adapazarı), Hasanoğlan (Ankara), Çifteler (Eskişehir), Göl (Kastamonu), Pamukpınar (Sivas) ve Akpınar (Samsun) Köy Enstitülerinde saz öğretmenliği yapmıştır. Erzurum, İstanbul, Malatya ve Adana Köy Enstitülerinde ise konserler vermiştir. 1965'te Âşık Veysel’e Türkçeyi güzel kullanması ve millî kültüre hizmetinden dolayı dönemin devlet adamları tarafından “500 lira maaş” bağlanmış, Veysel bu maaşı ömrünün sonuna kadar almıştır. Âşık Veysel, II. Sivas Halk Şairleri Bayramı (30 Ekim 1964) ve Konya II. Âşıklar Bayramı (28-30 Ekim 1967) katılmıştır. Veysel, son konserini 15 Ağustos 1971 tarihinde Nevşehir ilinin Hacı Bektaş ilçesinde vermiştir. Bu, Âşık Veysel’in verdiği son konser olmuş ve Âşık Veysel 21 Mart 1973 tarihinde vefat etmiştir. Ailesinin isteği üzerine, cenazesi doğup büyüdüğü, Sivrialan köyüne götürülerek, köy mezarlığına defnedilmiştir.
Veysel’in 180 civarında şiiri bulunmaktadır. O, geleneksel Türk şiirinin nazım tekniğini bütün özellikleriyle bilmektedir, genellikle 11’li hece ölçüsü (6-5,4-4-3) ile şiirlerinin olduğu görülmektedir. Âşık Veysel, çoğunlukla koşma, destan, ağıt, az da olsa taşlama türünde örnekler vermiştir. Onun şiirlerinde köy enstitüleri, halkevleri, Atatürk ve Cumhuriyet, birlik ve beraberlik, içinde yaşadığı toplumun kültürel değerleri, Sivrialan, Kızılırmak ve pek çok tabiat unsuru, okul ve hastane, ayrılık, gurbet, eşi ve çocuklarına olan sevgisi, hayatında yer eden önemli devlet adamlarını ve vatan sevgisi konularını ustaca işlemiştir. Yaşadığı coğrafyanın ve Türk insanın özelliğini, yaşadığı dönemin pek çok sosyal ve toplumsal (Kıbrıs Olayları ve Dumlupınar Denizaltısı’nın batması gibi) olayı şiirlerine taşımıştır.
Veysel’in şiirlerinde görülen tabiat unsurlarının başında toprak yer almaktadır. Tasavvufi bir etkiyle toprağı ele alan Veysel, Hazreti Âdem’den bu yana bütün her şeyin ondan gelmekte ve yine ona dönmekte olduğunu vurgulamaktadır. Onun şiirlerinde toprak dışında pek çok tabiat unsurunun varlığı da dikkat çekmektedir. Irmaklar, dağlar, gezip gördüğü şehirler ve o şehirlere özgü ürünleri şiirle buluşmuştur. Memleket Güzellemeleri adını verdiği şiiri şehirlerin ve ürünlerinin bir destanıdır.
Âşık Veysel hakkında onlarca kitap, yüzlerce makale, armağan dergi ve sempozyum yapılmış ve bildiriler sunulmuştur. 1944 yılından günümüze kadar pek çok araştırıcı onun şiirlerinin derinliğini, ustalığını, hayata bakış açısını çeşitli yazılarla dile getirilmiştir. Tahir Kutsi Makal, Ümit Yaşar Oğuzcan, Yavuz Bülent Bakiler, Adnan Binyazar, Saim Sakaoğlu, Ahmet Kabaklı, Orhan Şaik Gökyay ve pek çok araştırmacı, yazar ve şair onun hakkında eserler meydana getirmiştir. 1950'de Âşık Veysel’in hayatını konu alan, senaryosu Bedri Rahmî Eyuboğlu tarafından yazılan Karanlık Dünyam adlı bir film çekilmiştir, filmin rejisörü Metin Erksan, başrol oyuncuları Aclan Sayılgan ve Ayfer Feray’dır. Âşık Veysel’in hayatı, şiirleri ve müziği hakkında çeşitli üniversitelerde yüksek lisans ve doktora çalışmaları yapılmıştır. Âşık Veysel’in şiirleri Azerbaycan Türkçesi dışında, İngilizce ve Fransızca’ya da çevrilmiştir.
(Kaynak: Ali Berat Alptekin, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/asik-veysel-satiroglu)